Bu yazımızda Gastronomi Trendleri konusu ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi bulabileceksiniz . Keyifli okumalar…

Yazar

Alperen KÖK

Kategori

Gastronomi, Trend

Yayınlanma Tarihi

Eylül 5, 2020

Yazar Instagram

alperenkok

GASTRONOMİ TRENDLERİ ve KAVRAMLAR

Trend: Trend kavramının eş anlamlısı olan “eğilim”, TDK sözlüğünde “Bir şeyi sevmeye, istemeye ya da yapmaya içten yönelme, meyil, temayül” şeklinde tanımlanmaktadır. Eğilimler, insanların üretim ve tüketim süreçlerinde meydana gelen değişimlerle kurdukları etkileşimler sayesinde ortaya çıkmaktadır. Yaşamın her alanında kullanılan trend kavramı konuşma dilinde “popüler ya da moda” ile aynı anlamda kullanılsa da trendler kişisel eğilim olduğu için toplumsal davranışların takipçisi ve bu davranışlar yönündeki değişiklikler olarak bilinmektedir. Yaşam şeklinde değişiklik yapma isteklerine trend,  trendlerin ihtiyaçlara cevap vermesine de moda demek yanlış olmayacaktır (Sarıışık ve Özbay, 2017).

3D Food Printing: Bir süreç olan “3D Food Printing”, 3 boyutlu yazıcılarla yiyecek basımı (üretimi) olarak tanımlanabilir (Kurgun, 2017). Gıda endüstrisinde 3 boyutlu baskı, katman kullanarak 3 boyutlu gıda yapıları üretme fırsatı verir. Geleneksel üretim teknikleri kullanılarak mümkün olmayan gıda maddesinin üretilmesi, gıda malzemelerinin 3 boyutlu baskısı beslenme, doku ve tat açısından özelleştirilmiş gıda üretimi için önemlidir (Çakmak ve Gümüş, 2020).

Bistronomy: “Bistro” (Klasik Fransız restoranı) ve “Gastronomy” kelimelerinden oluşmaktadır. Cesur ve radikal lezzetleri daha basit bir pişirme tarzıyla birleştirmeyi ifade etmektedir. Fransa’da gelişmektedir (Kurgun, 2017).

Black Food (Siyah Yiyecekler): İlk olarak 1400’lü yıllarda Çin’de bambu kömürü üretimi ile ortaya çıkan siyah yiyecekler Japonya’da ve Amerika’da siyah hamburger akımının ortaya çıkması ile günümüzde birçok ülkede trend olma konumuna erişmiştir. Dünya hızla yayılmakta olan siyah yiyecek ve içecekler ile ilgili çeşitli festivallerde düzenlenmektedir. Mart 2020’de Budapeşte’de düzenlenecek “Black Food Festival” ve Atlanta’da Temmuz 2020’de düzenlenecek olan “Dark Food Festival” bunun en güzel örneklerindendir. Bambu kömürü, mürekkep balığı, badem kömürü gibi farklı maddelerden elde edilen siyah yiyecek ve içeceklerin bulunmasının yanı sıra organik durumda olan siyah yiyeceklerde bulunmaktadır. Bu sebepten dolayı siyah yiyecek ve içecekleri 2 kategoriye ayırmamız gerekmektedir. İlk grup doğal halde olan siyah sarımsak, siyah pirinç gibi maddelerden oluşurken ikinci grup bambu kömürü gibi maddelerden yapılan siyah hamburger, siyah kruvasan gibi yiyeceklerden oluşmaktadır. Siyah yiyeceklerin neler olduğu görsellerle, tariflerle ve alan yazın taraması ile sıraladım aklınıza gelmeyecek birçok farklı siyah yiyecek ve içecekler bulunmaktadır (Kurgun, 2017). Detaylar için; https://gastronomicsecrets.com/gastronomide-yeni-bir-akim-siyah-yiyecek-ve-icecekler/

Cellular Agriculture (Hücresel Tarım): Hücresel tarım, hayvan yetiştirmek zorunda kalmadan hayvansal protein üretimine olanak tanımaktadır. Bu, demografik değişiklikler ve artan kentleşme nedeniyle daha fazla yiyecek üretme ihtiyacı göz önüne alındığında, tarım sektörünün karşılaştığı zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı olabilecek bir alternatiftir. Hücresel tarım, doku mühendisliği ve sentetik biyolojideki gelişmelere paralel olarak, et, yumurta ve süt ürünleri ve ayrıca deri gibi birçok hayvan kaynaklı ürün üretmek üzere tasarlanmıştır (Kurgun, 2017).

Clean Supreme: Gastronomi ekosisteminde tedarik zinciri boyunca büyüyen şeffaflık çağrıları, temiz ve net bir etiketle yeni ve üstün bir seviyeye geçecektir. Temiz ve net etiket yeni küresel standarttır. Toplam şeffaflık talebi artık tüm tedarik zincirini içermektedir. Tüketiciler, içerdikleri kaynaktan ambalajın sürdürülebilirliğine kadar, satın aldıkları gıdaların her yönünü bilmek istemektedirler. Clean Supreme, daha kısa bir içerik listesi ve eklenen şekerler ya da şeker ikame ürünlerinin azaltılması konusundaki farkındalığın arttığını göstermektedir. Müşteriler sağlıklı düşündükleri malzemelerle organik ve işlenmemiş menü seçeneklerini aramaktadırlar. Flavor and The Menu’ye göre, tüketiciler dürüstlüğü ve kaliteli malzemeleri talep etmekte ve şeffaflık için daha fazla ödeme yapmaktadırlar (Kurgun, 2017).

Creating a Real Link: Gıda katkı maddelerinin nereden geldiğinin hikâyesini içeren ve sertifikalandırmanın ötesinde bir bilgilendirmeyi ifade eder (Kurgun, 2017).

Creative Condiments: Nadir ve eşsiz soslara dayanan çeşniler hazırlama (Kurgun, 2017).

Ekolojik Gıda: Ekolojik (biyolojik, organik) tarım ve hayvancılık yoluyla elde edilir. Ekolojik tarım çevreyi koruyan, her türlü bitkisel, hayvansal ve su ürünlerinin üretim aşamalarında özel bir yöntem izleyen davranıştır. Gıda ürünlerinin üretimi yanında, toplanması, işlenmesi, ambalajlanması, etiketlenmesi, depolanması, taşınması, pazarlanması ve kontrolünün de ekolojik anlayışa uygun yapılması gerekir. Bu üretim yönteminde gıdayla ilgili her aşama kontrollü, kayıtlı ve sertifikalı olmak zorundadır. Ekolojik gıda; yalın anlamıyla tamamen doğal olarak yetiştirilen gıda demektir. Suni katkı içermez. İlaç, gübre ve diğer kimyasallar ekolojik gıdanın üretim, ambalajlama ve dağıtım aşamalarında kullanılmaz. Ekolojik tarımın amaçları çevre ve insan bakımından iki temel grupta ele alınabilir. Çevre açısından bakıldığında toprak kalitesinin korunması (fiziksel, kimyasal, biyolojik yapı), biyo-çeşitliliği korumak, doğal kaynakların kirlenmesinin engellenmesi, sentetik kimyasal tarımsal girdilerin önlenmesi ve çevrenin bozulmaması önemli amaçlardır. İnsan bakımından bakıldığında ekolojik tarım insan sağlığına yararlı, kaliteli ve risksiz ürünler üretmeyi hedefler (Kurgun, 2017).

Ethnic & Wordly Foods: Doğu ve batı yiyeceklerinin buluşmasını sağlayan trend (Kurgun, 2017).

Fashionable Food: Farklı özellikleri ve sunumuyla sosyal medyada yer alan yiyeceklerin yarattığı trend (Kurgun, 2017).

Fast-Casual 2.0: Fast-Casual konsepti, günümüzde segmentin en büyük oyuncusu olarak tanıdığımız Chipotle Mexican Grill’in buluşudur. Chipotle, zarif dekoru ve cazip menüsü ile ön plana çıkmıştır. Fast-Casual 2.0 restoranları, mutfak personellerinden oluşan bir ekip tarafından hazırlanan ve imzalarını taşıyan menü kalemleri ile daha şef odaklı olma eğilimindedirler. Bu markalar sıklıkla sundukları değerin değil genel bir deneyimin üzerine odaklanır. Malzemeleri kaliteli, yerel, sağlıklı ve katkı maddesi içermeyen özelliktedir. Önümüzdeki 10-20 yılda, fast-casual 2.0 akımının, restoran endüstrisini değiştirebileceği öngörülebilir. Fast-Casual 2.0 etiketi, yeni, rahat, hızlı, yeni nesil restoran konseptlerini içermektedir. Bu restoranlar yüksek gıda kalitesi, şıklık ve konukseverlik vaat etmektedir. Fast-Casual markaları, malzemelerinin yerel olarak tedarik edildiğini, organik, taze ve genetik olarak modifiye edilmiş  (GMO) içerik maddelerinden, antibiyotiklerden, yüksek fraktozlu mısır şurubu ve rafine edilmiş unlardan arındırılmış olduğunu ifade etmektedirler. Yetenekli, iyi eğitilmiş ve çoğu zaman zarif yemek pişiren şeflerin ilhamı, Fast-Casual restoran hareketinin önemli bir parçasıdır. Tanımı gereği Fast-Casual bir restoran, Fast-Food ’un kolaylığı ve rahatlığını sunar. Ancak daha samimi bir ortamda yemek deneyimini yaşatır. Menü, çoğu fast-food işletmelerinde bulunabileceğinden daha kaliteli malzemelerden oluşmaktadır. Fast-Casual’ı özel yapan üç nitelik bulunmaktadır. Biri, daha kaliteli malzemeler konusundaki hassasiyettir. Her lokasyonda taze malzemeler yerel olarak tedarik edilerek, dondurulmuş bileşenleri kullanmaktan kaçınılmaktadır. Organik sebzeler ve antibiyotikler olmadan üretilen etler de dahil olmak üzere güvenli gıda ürünleri kullanılmaktadır. İkincisi ise, son derece özelleştirilebilir menüler ve rahatlatıcı bir atmosfer yaratmak için sofistike restoran iç dekorasyonu gibi hizmet ve konsepte odaklanılmış olmasıdır. Üçüncü neden, Fast-Casual segmentteki güçlü şirketlerin yüksek düzeyde müşteri memnuniyeti elde etmeleridir. Bu nedenle Fast-Casual restoranlarda daha yüksek fiyatlar müşteriler tarafından kabul edilmektedir (Kurgun, 2017).

Fast Food: Fast-Food restoranlar yiyecek ve içeceklerin hızlı bir şekilde hazırlanıp servis edildiği restoranlar olarak tanımlanmaktadır. Bu restoranlarda yemekler önceden hazırlanıp satılmayı beklemekte veya çok kısa sürede hazırlanabilen yiyecek-içecekler servis edilmektedir. Bu işletmelerde genellikle müşteriler siparişlerini kendileri verip, servislerini kendileri (self-service) yapmaktadırlar. Bu restoranların servis alanlarında çalışanlar ise sadece masadaki boşların toplanması ve temizlenmesinden sorumludurlar. Bu işletmelere gelen müşterilerin temel amacı, hiç beklenmeden veya en kısa sürede yeme-içme ihtiyaçlarını karşılamaktır. Fast-Food restoranlarının hedef kitlesi daha çok çalışan ailelerin çocukları ve öğle yemeği için kısıtlı zamanı olan ofis çalışanlarıdır. Fast-Food restoranlarının yaygın olarak bağımsız bir şekilde “hak sahibine verilen para karşılığında belirli sınai hakları ticari alanda kullanma izni olarak tanımlanabilecek imtiyaz sözleşmeleri (franchising) ile veya “bir firmayla başka bir firma arasında yapılan bir tür lisans anlaşması olarak tanımlanabilecek yönetim sözleşmeleri ile işletildiği görülmektedir. Fast-food restoranlarda satılan yiyecek türüne göre uzmanlaşma vardır. Bu sektördeki işletmeler farklı yiyecekleri aynı işletme içerisinde satmak yerine tek ya da en fazla iki temel yiyecek grubunun türevlerini satma yoluna gitmektedirler. Örneğin; Kentucky Fried Chicken sadece beyaz ete dayalı servis verirken, Dominos Pizza sadece pizza hazırlamaktadır (Sarıışık, Özbay ve Ceylan, 2020).

Fonksiyonel Gıdalar: Fonksiyonel gıda kavramı ilk olarak 1980’lerde Japonya’da beslenme, duyusal tatmin, fizyolojik sistemlerin değişimi ve zenginleştirilmesi arasındaki ilişkiler üzerine yapılan bir çalışmanın sonucu olarak yararlı fizyolojik etkilere sahip özel bileşenlerin etkilenmesiyle zenginleştirilmiş gıdaları tanımlamak için kullanılmıştır. Fonksiyonel gıdalar; vücudun genel durumunu iyileştirmek, bazı hastalık risklerini azaltmak ve bazı hastalıkları tedavi etmek için kullanılır (Kurgun, 2017).

Nutrasötikler; “hastalığın önlenmesi ve tedavi edilmesini de içeren tıbbi ve/veya sağlığa yönelik faydalar sağlayan bir gıda ya da gıdanın parçası olan herhangi bir madde ya da genellikle gıdayla ilgili olmayan toz, hap ve diğer ilaç niteliğindeki formlarda satılan ve fizyolojik yararları olduğu ya da kronik hastalara karşı koruma sağladığı ispat edilmiş, gıdalardan üretilen bir ürün”  şeklinde tanımlanmaktadır (Kurgun, 2017).

Vita Gıdalar (Vitafoods); “Modern sağlık bilincine sahip tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayan, yaşamın bedensel ya da ruhsal kalitesini geliştiren, yorucu egzersiz ya da hastalıktan kurtulmaya ya da bunlara katlanma kapasitesini artıran yiyecek ve içecekler” (Kurgun, 2017).

Besin Takviyeleri; ABD’de “toplam besin alımını artırarak diyeti takviye etmek için belirli besin maddelerinden (Örneğin; vitaminler, mineraller, otlar ya da diğer bitkiler, aminoasitler, besin takviyesi) bir ya da daha fazlasını içeren diyeti tamamlayıcı konsantre, metabolit (ara ürün), bileşen, ekstrat (özüt) ya da birleşik bir ürün” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre besin takviyeleri; tablet, kapsül, toz, softgel (ilaç olarak bir sıvı preparat içeren yumuşak jelatin kapsül), gelcap (kolay yutkunmayı sağlamak için jelatinle kaplanmış kapsül biçimli tablet) ya da sıvı damla ya da geleneksel bir gıda gibi başka bir formda olabilmekte ancak, geleneksel biçimde temsil edilememektedir (Kurgun, 2017).

“Bir gıdanın fonksiyonel gıda olarak kabul edilebilmesi için yeterli beslenme etkilerinin ötesinde insan vücudundaki bir ya da daha fazla fonksiyonu yararlı yönde etkilediği tatmin edici olarak ispatlanmış olmalıdır. Şöyle ki sağlık ve iyilik durumunu geliştirme ve/veya hastalık riskini azaltmada etkili olması gereklidir. Fonksiyonel bir gıda, geleneksel gıda özelliğini korumalı ve normal diyette tüketilmesi beklenen miktarlarda tüketilmesi halinde etkilerini göstermelidir. İlaç ya da kapsül olmamalı yalnızca normal gıda görünümünde olmalıdır.” (Kurgun, 2017).

Fonksiyonel gıda sınıflandırması:

  • Ek besinlere takviye edilerek kuvvetlendirilmiş gıdalar (takviye edilmiş ürünler olarak etiketli). Ör; C Vitamin, E Vitamin, folik asit, çinko ve kalsiyum ile kuvvetlendirilmiş meyve suları…
  • Normalde belirli bir gıdada bulunmayan yeni ek besin ya da bileşen ilave edilen gıdalar (zenginleştirilmiş ürünler olarak etiketli). Ör; probiyotik ya da prebiyotikler…
  • Zararlı bir bileşeni ayrıştırılmış, azaltılmış ya da başka yararlı etkilere sahip bir bileşenle değiştirilmiş olan gıdalar (değiştirilmiş ürünler olarak etiketli). Ör; sodyumu azaltılmış tuz…
  • Bileşenlerinden biri doğal yollarla artırılmış olan gıdalar (geliştirilmiş ürün olarak etiketli). Ör; Omega-3 içeriği artırılmış yumurta (Kurgun, 2017).

Füzyon Mutfak:  Dünyada “fusion cuisine” olarak bilinen mutfak kültürü, Türkçe ’ye füzyon mutfak olarak geçmiştir. Füzyon; etimolojik olarak “erime, birleşme, bir araya gelme, birleştirme” şeklinde tanımlanmaktadır. Füzyon mutfağı ise farklı uluslara ait pişirme teknikleri ile malzemelerin aynı tabakta birleştirilmesi ancak sonuçta tabakta tek bir ulusal özelliğin ön plana çıkmamasıdır. Aynı zamanda füzyon kavramı, yemeğin ve mutfağın “küreselleşmesi” anlamını da taşımaktadır. Bu mutfağın oluşumunu sağlayan 3 farklı yönteme göre sınıflandırılabilmektedir (Kurgun, 2017).

  • Birinci yöntem; farklı kültürlerden birbirlerine yakın bölgelerin yiyeceklerinin birleştirilmesidir.
  • Eklektik (seçmeci) olarak adlandırılan ikinci yöntemde, diğer mutfaklara ilişkin teknik ve malzemeler kullanılsa da bir mutfak kültürü belirleyicidir.
  • Üçüncü yöntem ise herhangi bir mutfak kültürü belirleyici olmaksızın tüm dünya mutfaklarının birleştirilmesidir.

Türk mutfağının en önemli özelliklerinden biri, zengin yiyecek-içecek çeşitliliği ve kültürü sayesinde sözü edilen her üç yöntemin de kolayca uygulanabilir olmasıdır (Kurgun, 2017).

Gastronomi ve Mutfak Müzeleri: Müzeler; turizm endüstrisinin ayrılmaz bir parçasıdır (Özdemir, 2008:35-36). Bu kapsamda kültürel mirasa dayalı gastronomi müzeleri, gerek farklı kültürlerin yeme içme alışkanlıklarının devam ettirilmesi ve hatırlanması, gerekse bu değerin birer turistik pazarlama ürünü haline gelmesi bakımından kentlerin önemli destinasyon çekiciliklerindendir (Emine Göğüş Mutfak Müzesi, 2014).

Heirloom Ingredients: Kuşaktan kuşağa geçen yiyecek malzemeleri (Kurgun, 2017).

Helal ve Koşer Gıdalar: Dünya’nın dini profili her geçen gün değişmektedir. Üç semavi dinden ikisi olan Müslümanlık ve Musevilik, yeme içme kuralları ile diğer dinlerden farklılık göstermektedir. Müslüman nüfus artışı tüm dinler arasında ilk sırada yer almaktadır. Musevi nüfus artışı ise sabittir. Müslümanların nüfus olarak artışı helal gıdaya olan talebi artırmış ve helal bir gıdanın bir ekonomi yaratmasına sebep olmuştur. Özellikle de Müslüman ülkelere ihracatta helal gıda sertifikasyonu şart haline gelmiştir. Türkiye, Müslüman bir ülke olması nedeniyle bu anlamda şanslı bir konumdadır ve JAKIM (Jabatan Kemajuan Islam Malaysıa) tarafından onaylı sertifikasyon firmaları bulunmaktadır. Bu durum bir avantaj olarak kullanılırsa gelecekte Türkiye helal gıda pazarında söz sahibi olabilecektir (Özdoğan, 2016). Helal Gıda, bitkisel, hayvansal, kimyasal ya da mikrobiyal kaynaklı, gıda ürünlerinin hammadde, işlem yardımcı maddeleri, bileşenleri, katkı maddeleri,  işleme yöntemleri,  işletme koşulları ve ek olarak ambalajlamasının İslâmî kurallara uygun bir şekilde yapılmış olmasını ifade etmesidir (Yıldırım, 2011). Sözlükte “uygun, münasip” gibi anlamlara gelen “koşer” (ç. kaşrut) sözcüğü, dini bir terim olarak, en genel anlamıyla, şofar, tefilin veya mikve gibi herhangi bir nesnenin ibadete uygunluğunu, daha özel anlamda ise Yahudi hukuk ve geleneğinde yenilmesine izin verilen gıdalar ve bunlarla ilgili kurallar demektir (Zwi, 1997). Helal gıda sertifikasyonunun geçmişi 1980’li yılların başlarındayken Koşer Gıda sertifikasyonu 1930’lu yıllara dayanan bir geçmişe sahiptir. Özellikle Amerika’da ürünlerin %41’i koşer sertifikasına sahiptir. Musevi nüfusu sabit olmasına rağmen Koşer ürünlere olan talep artışındaki sebep, koşer ürünlerin daha sağlıklı, güvenli olduğuna dair algının olması, vejetaryenlerinde koşer ürünleri tercih etmesi ve yapılan reklam kampanyalarının ses getirmesidir (Özdoğan, 2016 ).

Marbling:  Yiyeceklere mermer görüntüsü verme (Kurgun, 2017).

Menü Mühendisliği: Menü mühendisliği, menü öğelerini katkı payları ve popülaritelerine göre sınıflandıran bir yöntemdir. Michael Kasavana ve Donald Smith tarafından hazırlanan matrise dayandırılan bir kavram olan menü mühendisliği, ürünün tüketicilerin gözündeki popülaritesini ve kar oranını (satış fiyatını maliyetten çıkararak veya brüt kara bakarak) analiz eder. Ayrıca gelecekteki pazarlama ve yönetim süreçlerine yardımcı olması amacıyla her menü öğesini analiz sonuçlarına göre sınıflandırır (LeBruto, Quain ve Ashley, 1995).

Micro-Local: “Malzeme aldığın çiftçiyi tanı ve en yakın mesafeden tedarik et.” trendi (Kurgun, 2017).

Migration Food – Food as Cultural Identity: Kültürel kimliği olan ve göç eden yiyecekler (Kurgun, 2017).

Moleküler Gastronomi: Mutfak tanımlarını bilimsel açıdan ele almak, incelemek, teknik olarak ek bilgileri keşfedip test etmek, pişirmenin sanatsal ve sosyal yönünü bilimsel açıdan değerlendirmek moleküler gastronominin doğmasına neden olmuştur (Sarıışık, Özbay ve Ceylan, 2020). 1980’lerde öncülüğünü Nicolas Kurti ve Herve This gibi bilim adamlarının mutfakta yaptıkları çalışmalar sonucunda moleküler gastronomi kavramı doğmuştur (Vega and Ubbink,2008).  Özel ve Özkaya (2016: 50) yaptıkları çalışmada moleküler gastronominin lezzet odaklı olduğunu belirtmiştir. Geleneksel ürün hazırlamaya getirdiği yeniliklerle moleküler gastronomi, 2000’li yılların başından itibaren laboratuvar deneylerinden mutfak menülerine doğru geçiş yapmaya başlamıştır. Moleküler gastronomide en çok kullanılan ürün hazırlama yöntemlerinden bazıları; Sous Vide Pişirme Yöntemi, Küreleme Yöntemi, Sıvı Nitrojen Kullanımı ve Jelleştirme olarak sıralanabilir (Sarıışık ve Özbay, 2019).

Old Word Flavor Adventures: Eski dünyanın unutulmuş baharatlarının kullanımı (Kurgun, 2017).

Processing the Natural Way: Gıdaları doğal yollarla işleme (Kurgun, 2017).

Purple Food:  Mor yiyecekler (Kurgun, 2017).

Raw Foodism: Çiğ beslenme (Kurgun, 2017).

Slow Food: https://gastronomicsecrets.com/hizli-hizli-slow-food/

https://gastronomicsecrets.com/gidaya-saygi-ve-slow-food-akimi/

Smart Label & Augmented Transparency: Gıdalarda akıllı etiketler ve artırılmış gerçeklik şeffaflığı (Kurgun, 2017).

Social Food: Gıdaların sosyal medyada paylaşılması ve web 3.0 üzerinde gıda konulu etkinliklerin yapılması (Kurgun, 2017).

Transparent Menus: Şeffaf menüler (Kurgun, 2017).

Uncommon Meat and Sea Food: Az bilinen et türleri ve deniz mahsullerinin tüketimi (Kurgun, 2017).

KAYNAKÇA

Çakmak, H., Gümüş, C., (2020). 3D Food Printing With Improved Functıonal Propertıes: A Review. International Journal of 3D Printing Technologies and Digital Industry, 4 (2) , 178-192. DOI: 10.46519/ij3dptdi.746389

Emine Göğüş Mutfak Müzesi (2014), Mutfak Müzesi. http://sevgiylegeziyorum.blogspot.com.tr/2013/04/emine-gogus-mutfak-muzesi.html (Erişim:20.08.2020).

Kurgun, H. (Ed.). (2017). Gastronomi Trendleri Milenyum ve Ötesi, Detay Yayıncılık, Ankara

LeBruto, S. M., Quain, W.J., Ashley, R.A. (1995). Menu Engineering: A Model Including Labor. Hospitality Review: Vol. 13: Iss. 1, Article 5., 41-49

Özdemir, Gökçe, (2008), Destinasyon Pazarlaması, Detay Yayınları, Ankara.

Özdoğan, O.N. (2016). Yiyecek İçecek Endüstrisinde Trendler II Kavramlar, Yaklaşımlar, Başarı Hikâyeleri, Detay Yayıncılık, Ankara

Özel, K., ve Özkaya, F., (2016). Moleküler Gastronomide Zeytinyağı, Zeytin Bilimi, 6(2), 46-59.

Sarıışık, M ve Özbay, G. (2019), Uluslararası Gastronomi Temel Özellikler-Örnek Menüler ve Reçeteler, Uluslararası Mutfaklarda Yeni Trendler  (ss.423-450). Detay Yayıncılık, Ankara

Sarıışık, M., Özbay. G., Ceylan, V., (2020). A’dan Z’ye Gastronomi Sözlüğü, Detay Yayıncılık, Ankara

Vega, C., & Ubbink, J. (2008). “Molecular gastronomy: A Food Fad or Science Suppoting cuisine?” Trends in Food Science & Technology, 19, 372-382

Yıldırım, B. 2011. Helal Gıda. http://www.gidagundemi.com/helal-gida-makale,17.html

Zwi, R.J. (1997). Werblowsky-Geoffrey Wigoder (ed.), “Kasher”, The Oxford Dictionary of the Jewish Religion, s. 393. Oxford University Press, New York