Şimdi elimizde ne var bir komedyen ve görünen (gerçeklik) bantlamış ve her seferinde değiştirilmeye muhtaç bir muz! Neden muz?

Neden çürüyecek ve zamanın onu yok edeceği bir materyal?

Sanatçı muzda ne gördü?

İspat etmek istediği dışa vurum neydi ve üretiminin sonunda yok olacak olanın yerine bir yenisini koyarak imajı sabit tutuyor olabilir miydi?

Sanki minik not kağıtlarına alınan karalama hatırlatmaların alelade bir şekilde öylece bir kenara sabitlenmesini anımsatmıyor mı sizce de bu eser.

Yazar

Gökçe Birsin Elyağutu

Kategori

Gastronomi

Yayınlanma Tarihi

Nisan 13, 2020

Yazar Instagram

gokcebirsinelyagutu

Komedyen neyin resmedilişiydi?

Bir komedi mi vardı ortada ve burada anlatılmak istenen ironi neydi? Bir komedyenin (eserin) olabilmesi için izlenen ve reaksiyon verilen bir varlığın var olması gerekliliğidir. Burada ki varlığı var eden komedyeni yaratan sanatçı değil, bu resmedilişi “eseri kabul” eden ve evinin duvarına asmış olan “kendi uzamsal algısı ile eseri anlamlandıran bir izleyiciden söz edilmektedir. Sanat izleyicisi olarak adlandırdığımız eseri satın alan kişilerin haberini yapan NTV’nin haberinde İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan’ın ‘Duvara bantlanmış muz’ eserini 120 bin dolar ödeyerek satın alan ve dünya gündemine oturan çift konuştu. Billy ve Beatrice Cox çifti, “Risk aldığımızı biliyorduk ama tarihi nesne olacağını hissediyoruz” ifadelerini kullandı. Çiftin tarihi nesne olması ifadesi popüler kültür içerisinde sanat akımlarınca özellikle pop sanat akımına işaret ediyor. Pos sanat akımı; hazır malzemeler kullanılarak geleneksel resim yüzeyini yıkmayı amaçlar ve gündelik hayatla sanatı ilişkilendirerek, tüketim kültürünü ve reklamı yüceltir. Figürün tekrar resme girdiği Pop Sanat’ta; yiyecek-içecek malzemeleri sanatsal ifadenin temsili yerine geçmiştir. Ancak sanatçının popüler kültür sanat akımlarından hiciv alanında üretimleri göz önüne alındığında esrin anlatısında, çiftinde belirttiği gibi hem bir ikonlaşma hem de bu ikon objenin üzerinden ironi yapılmaktadır. Açıkça bellidir ki yok olacak bir nesneye ödenebilecek paranın miktarından tutunda, eser ile fotoğraf çektiren insanların davranışlarının altında yatan; akılcı düşünceyi terk etme ve gösterge kültürüne hapis olmuşluğa kadar uzanan mesajları okumak hiçte zor olmasa gerek. Böylece sanatçının neden muzu tercih ettiğine işaret eden toplumsal davranışların birer öğrenilmiş çaresizlik olduğunun göstergesi yerinde bantlanmış bir muz vardır. Stephenson Deneyi olarak bilinen 5 maymun deneyinin anlatısı bu eserde bir ironi olarak karşımıza çıkmaktadır. Deneyin yapısında; muz hayranı maymunların, altına merdiven konmuş yüksek bir yerde asılı muza her ulaşmaya çalıştıklarında soğuk su ile ıslatılarak yılmaları ve muz ikonunun arık onlar için tokluk imgelemi yerine korku ve sinmek, bastırılmak olduğu gerçekliğinin yaratılması anlatılmaktadır.

Günümüzde insanların da yerine bir yenisi çok rahat koyulabilir oldu yani insanın varlığının nedeninin bir öneminin olmadığı zamanlara doğru gidiyor olduk! İnsan sadece bir ikon oldu ve insanlık efsanesi kısır bir mit haline dönüştü.

İkon: temsildir. Peşinden gitme hissiyatının, ait olma, dahil olma, çemberde kalma güdülerinin giriş kapısıdır. Neden bu kapıya ihtiyaç duyulur çünkü topluluk halinde yaşamak hayatta kalmanın temelini kapsamaktadır. Yani dahil olduğun çemberin dışında kalman pekte mümkün değildir. Ancak ayırt edilmeyi kendi biricikliğin ile sağlarsın. Her düşüncen her yaratıcı dışa vurumun bu biricikliğinden gelir. Fikri içinden çıkarttığın anda, artık yaratım gerçekleşmiş olsa da sen bağlı bulunduğun topluluğun ürünüsündür. Sanat, sanat için mi, toplum için mi sorunsallarını ya da sanatçının beğenilme arzusu için ürettiği mi, dışa vurulan üretimin yahut her ne sebeple üretilsin bu üretimin topluma mal olduğu gerçeğini değiştirmez. Farkını biricikliğin ile ortaya koymuşsundur bu her ne kadar insanlık için küçük, birey için büyük bir adım olsa da baskıya dayalı yaratılan toplumsallık ve kontrolün negatif güç olarak toplumdaki bireyler arasında erkliği söz konusudur. Kontrole dayalı insan yaratımı sisteme en bariz örnek olarak mahalle baskısı denen negatif anlatı, sürekli eleştirel yaklaşım, bireyciliği bencillik olarak addetmek ve kolektif bilinci hayatlara gelişi güzel müdahale sanmak, asla üretmeden hayat tarzlarını sürekli tüketmek üzerinden kurgulamak verilebilir. Biricikliğini toplum yararına ve baskı unsuru olan erkliğin kırılmasında fayda yaratacak anlatımlar benimsendiği bir geleceğin ancak el birliği ve toplumsallığın gücü ile yaratılabileceğini kavramak çok önemli. Komedyen bu anlamda kendi biricikliği ile muzu duvara bantlamak suretiyle toplumda ki her bir bireye bırakılmış bir nottur. Unutulmamalıdır ki alınan notlar zamanında hatırlandığında yol alınabilir.

Ne aradığını bilmeyen, bulduğunu anlayamaz.

 Konfüçyüs